Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/1948 E. , 2024/1553 K.
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar dava dışı paydaş … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin icra hukuk mahkemesinden İcra İflas Kanunu’nun 121 inci maddesine göre aldığı yetkiye istinaden müvekkiline borçlu olan …’nun murisi … adına kayıtlı olan Nevşehir ili, Avanos ilçesi, … Mahallesinde bulunan 954 parseldeki 1/2 hisse, 976 parseldeki 1/2 hisse ile 2372 parsel ve 972 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemiş ve yargılamaya katılmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 954 ve 976 parseller açısından 1/2 hissedeki ve 2372 ile 972 parsellerdeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına dava dışı paydaş … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dava dışı paydaş … vekili, müvekkilinin 976 parselde paydaş olmasına karşın davada taraf kılınmadan karar verildiğini ve davayı tesadüfen öğrendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İcra İflas Kanunu’nun 121 inci maddesi uyarınca alınan yetki belgesine istinaden alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27 nci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 698 ve devamı maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 121 inci maddesi
2.Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
3.Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
4.Borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda borçlu ortağın alacaklısı İcra Hukuk Mahkemesinden İcra İflas Kanununun 121 inci maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alınması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan icra müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip davacı tarafa icra hakiminden yetki belgesi almak üzere süre verilmelidir.
5.İcra mahkemesinden alınan yetkiye dayalı olarak açılan davalarda kural olarak borçlu ortağın mülkiyet hakkının elbirliği mülkiyetine konu olması gerekir.
6.Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davalarda birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek kadar (sayıda) taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddi gerekir.
7. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanun’un birlikte mülkiyete son verilmesine ilişkin 698 ve devamı maddeleri hükümlerine göre ancak bir malın bütününün paydaşlığının giderilmesi istenebileceği gözardı edilmemeli ve sadece iştirakli borçlunun miras bırakanına ait payın değil; taşınmazın tamamının satışına karar verilmelidir. Taşınmazın bütünü üzerindeki ortaklığın giderilmesine karar verileceği de dikkate alınarak; bu şekilde açılacak davalarda borçlu ortak (paydaş) dahil taşınmazın tüm ortaklarının (paydaşlarının) davaya dahil edilmeleri zorunludur.
3. Değerlendirme
1.Somut olayda, borçlu İlhami’nin murisi … olmasına karşın satışına karar verilen 2372 parselin kayıt maliki Ziya Karataş’tır. Soyadlarına ilişkin çelişki üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi doğru görülmemiştir.
2. Bundan ayrı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun birlikte mülkiyete son verilmesine ilişkin 698 ve devamı maddelerine göre ancak bir malın bütününün paydaşlığının giderilmesi istenebileceği gözardı edilerek; 954 ve 976 parseller yönünden taşınmazın bütünü yerine sadece iştirakli borçlunun miras bırakanına ait 1/2 payın satışına karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.
3. Öte yandan, taşınmazın tüm ortaklarının (paydaşlarının) davaya dahil edilmesi gerekirken satışına karar verilen 954 ve 976 parsellerde paydaş olan …, …., … , … ve … davaya dahil edilmeksizin karar verilmiştir. Eksik taraf teşkili ile karar verilmesi, 6100 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinin açık ihlali niteliğinde olup hükmün bozulmasını gerektirir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

