Yargıtay Kararı – 7. HD., E. 2025/707 K. 2025/4532 T. 23.10.2025
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2016 E., 2024/2344 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/335 E., 2024/183 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 71 11… parsel sayılı taşınmazda 400 m²’lik alan için müvekkiline tapu tahsis belgesi verildiğini, tahsis edilen taşınmaz üzerinde müvekkili tarafından konut inşa edildiğini ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi gereği gerekli olan tüm şartların sağlandığını ileri sürerek adı geçen taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II.CEVAP
1. Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde; davacının taşınmazla ilgili hakkının 1989 tarihinde doğduğunu, eldeki davanın açılmasından itibaren 33 yılın geçtiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, davanın haksız olduğunu, taşınmaz maliki olan diğer davalı Hazinenin devre yanaşmadığını, müvekkilinin tahsis edilen taşınmazın tescil edilmemesi konusunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, taşınmazın ifrazının mümkün olmadığını, taşınmazın niteliğinin mera olduğunun belirtildiğini, bu nedenle tapu tahsis belgesinin yok hükmünde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılardan Hazine vekili, davaya cevap vermemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.07.2024 tarihli ve 2022/335 Esas, 2024/183 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile “… ili, … ilçesi, … Mahallesi, 71 11… parsel sayılı taşınmazın Maliye Hazinesine adına kayıtlı olan tapu kaydının 243/2000 hissesinin iptali ile bu hissenin davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan 1757/2000 hissesinin davalı Maliye Hazinesi üzerinde bırakılmasına” karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılardan Hazine vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 15.11.2024 tarihli ve 2024/2016 Esas, 2024/2344 Karar sayılı kararındaki “…ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra 24.01.2024 tarihli duruşmada davalılardan … tarafından davayı kabule ilişkin beyanda bulunulduğu, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının olduğu, diğer davalı Hazinenin davayı kabul beyanının bulunmadığı, davalı Belediyenin kabulü nedeni ile değil esas yönünden inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verildiği, bu nedenle davalı Belediyenin yargılama giderlerinden harç ve vekâlet ücretinin tamamından sorumlu olmasının gerektiği…” gerekçesiyle davalılardan Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararının yargılama giderleri yönünden kaldırılıp yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulü ile “… ili, … ilçesi, … Mahallesi, 71 11… Parsel sayılı taşınmazın Maliye Hazinesine adına kayıtlı olan tapu kaydının 243/2000 hissesinin iptali ile; bu hissenin davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan 1757/2000 hissesinin davalı Maliye Hazinesi üzerinde bırakılmasına” karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalılardan Hazine vekili temyiz dilekçesinde;
1. Kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu,
2. Kararın yeterince inceleme ve araştırma yapılmadan verildiğini,
3. Tapu tahsis belgesinin mülkiyet hakkı kazandırmayacağını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Dava konusu olan 71 11… parsel sayılı taşınmazın UYAP TAKBİS sistemi üzerinden yapılan tapu kaydı sorgulamasında davalılardan Hazine adına kayıtlı olan 1757/2000 oranındaki payının 24.04.2025 tarihinde kurumlar arası devir usulüyle devredildiği ve adı geçen davalının payını T.C. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığına devretmesiyle pasif dava ehliyetini kaybettiği anlaşılmıştır.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Dava konusunun devri” isimli 125. maddesi,
“(f.1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.
(f.2) Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.” şeklinde düzenlenmiş olup bu hüküm uyarınca seçimlik hakkının hatırlatılarak davanın payı devralan kuruma yöneltilmesi hâlinde davaya yeni paydaş hakkında devam edilmesi ve taşınmazın güncel tapu kaydı doğrultusunda davaya konu edilen pay miktarı göz önüne alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

