Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 195. maddesinde Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar başlığı altında düzenleme alanı bulmuştur.
İlgili madde uyarınca; “Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Madde gerekçesinde, bulaşıcı hastalıklara yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş bulunan kimselerin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uyulmaması, suç olarak tanımlanmıştır. Böylece kamu sağlığının korunması amacı güdülmektedir.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 195. maddesi, mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda İkinci Kitap, Üçüncü Bab, Sekizinci Fasıl, “Hükümete Karşı Şiddet Veya Mukavemet ve Kanunlara Muhalefet” başlığı altında yer alan 263. maddesinde düzenlenmiştir. Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu 263. Maddesi; “Kolera ve sair bulaşık hastalıklardan musab veya vefiyat zuhur eden ev ve sair mahallerin kordon altına alınmasına dair Hükümetçe verilen emirlere ve yapılan icraata fiillen mümanaat edenler hareketlerinin derecesine göre bir aydan bir seneye kadar hapsolunur.” şeklindedir.
Bulaşıcı Hastalık Nedir?
Hastalık yapıcı herhangi bir yolla insana geçme özelliğindeki mikropların veya parazitlerin vücuda girmesiyle ortaya çıkan hastalık tablosudur. Bu hastalıklar, bir bireyden diğerine veya bir türden diğerine geçebilmelerinden ötürü bulaşıcı hastalık olarak tanımlanırlar.
Hastalığa sebep olan virüs, bakteri, riketsia, mantar gibi çeşitli organizma olabilir. Bütün bulaşıcı hastalıklar bir veya birkaç yolla insana geçebilme özelliğindedir. İnsandan insana, hayvandan insana olduğu gibi, topraktan insana da bulaşma söz konusu olabilir.
Geçmişten günümüze dünyada çeşitli bulaşıcı hastalıklar görülmüştür. Kolera, İspanyol gribi ve gündemimizde olan COVID-19 yani Corona virüsü bunlara örnek olarak gösterilebilir.
Görevli Mahkeme
Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçu için yargılama yapmaya görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleridir.
Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler.
Yetkili Mahkeme
Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçunda davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir.
Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Şüpheli veya sanığın Türkiye’de yerleşim yeri yoksa Türkiye’de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.
Yukarıda sayılan yetkili mahkemeler arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler.
Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruşmalı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce bildirir.
Zamanaşımı
Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçunda dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır.
Şikayet
Kamu davası niteliğinde suçlarda genellikle kamu yararı, genel sağlık, genel ahlak, devletin güvenliği gibi şahıslara bağlı olmayan menfaatler söz konusu olup devletin güvenliğini veya genel olarak kamunun güvenliğini ilgilendiren meselelerde şikayet aranmaksızın harekete geçilebilmektedir. Mahiyeti itibariyle Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçu da kamu güvenliği ve sağlığının ilgilendiren bir suçtur. Ayrıca Kanun’un lafzından da anlaşılacağı üzere bu suç tipi, takibi şikayete bağlı olmayan suçlardandır. Bu suç tipinde şikayet bulunması şartı yer almadığından kolluk güçleri ve savcılık re’sen yani kendiliğinden ya da ilgililerin ihbarı üzerine harekete geçerek soruşturma sürecini başlatabilmektedir. Dolayısıyla ilgililerin şikayeti üzerine takibi başlatılan bir durumda, şikayetten vazgeçilmesi halinde takipsizlik kararı verilmesi yahut davanın düşmesi gibi bir durum oluşmamakta, soruşturma yahut kovuşturmaya devam edilmektedir.

