Sivil havayolu taşımacılığından yararlanan yolcuların gecikme, uçuş iptali, uçağa kabul edilmeme gibi kimi sebeplerden zarara uğramaları söz konusu olabilmektedir. Bu durumla karşılaşan yolcuların talep edebilecekleri tazminatlar ilgili kanunlara göre belirlenir.
Konuya dair birçok uluslararası sözleşme de bulunmaktadır. İç hat uçuşlarında doğan uyuşmazlıklarda Türk Sivil Havacılık Kanunu ve ilgili yönetmelikler uygulanacaktır.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün Yönetmeliğine göre Yolcu Hakları (SHY-YOLCU)
Havayolu ile Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmeliğin amacı, havayolu ile seyahat eden yolcuların sahip olduğu haklar ve bu hakların geçerli olduğu durumlar ile yolcuların uçağa kabul edilmediği, uçuşlarının iptal edildiği ve uçuşlarının ertelendiği durumlardaki asgari haklarını belirlemek ve düzenlemektir.
Yönetmeliğin dayanağı m.3’te “Avrupa Birliğinin 11/2/2004 tarihli ve (EC) 261/2004 sayılı Tüzüğüne paralel olarak hazırlanmıştır.” olarak açıkça belirtilmiştir.
Yolcu Hakları Yönetmeliği 1 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önce yolcu haklarına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktaydı. Uçuş iptali, gecikmeler ve yolcunun uçağa kabul edilmemesi halindeki uyuşmazlıklar için TSHK’nın 106. maddesine göre Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınmaktaydı.
Yönetmeliğin kapsamına giren yolcular;
- Türk menşeli hava taşıma işletmelerinin Türkiye’deki havaalanlarına/havaalanlarından,
- Yabancı menşeli hava taşıma işletmelerinin ise Türkiye’deki havaalanlarından
gerçekleştirdikleri tarifeli ve tarifesiz tüm uçuşlarda bulunan yolculardır.
Yolcuların ilgili uçuş için onaylanmış rezervasyona sahip olmaları gerekmektedir. Ayrıca yolcuların, havayolu işletmesinin bilet satışı sırasında belirttiği süreden önce veya herhangi bir zaman belirtilmediği takdirde, ilan edilen hareket saatinden en geç 45 dakika önce işlemini tamamlamaları gerekmektedir.
SHY-Yolcu, Türkiye’den kalkış yapan yabancı işletmeler dahilinde yapılan uçuşları da kapsayan hükümler içeriyor olsa da yabancı işletmeler ile olan uyuşmazlıklarda uluslararası düzenlemeler ve yabancı ülkenin havacılık mevzuatları da göz önünde tutulmalıdır.
Avrupa Birliği içerisindeki uçuşlar, Avrupa Birliğinin 11/2/2004 tarihli ve (EC) 261/2004 sayılı Tüzüğü kapsamındadır. (SHY-Yolcu m.2/2)
Avrupa Çıkışlı Uçuşlarda Avrupa Birliği Tarafından Hazırlanan 261/2004 Numaralı Kararnameye Göre Yolcu Hakları
261/2004 sayılı Tüzük de yalnızca uçağa kabul edilmeme, uçuş iptali ve uçuş tehiri halleri söz konusu olduğunda yolcuların haklarını düzenlemektedir.
Avrupa Birliği üyesi ülkelerden Türkiye’ye gerçekleştirilen uçuşlarda, AB’nin 261/2004 sayılı Tüzüğü uygulama alanı bulacaktır.
1. Uçağa Kabul Edilmeme Halinde Yolcunun Hakları
Uçağa kabul edilmeme, sağlık, emniyet, güvenlik, uygun olmayan seyahat belgeleri gibi sebeplerle uçuşa kabul edilmemeleri için makul gerekçelerin bulunduğu durumlar hariç olmak üzere, uçuşa kabul edilmek üzere onaylanmış rezervasyon kaydı olan geçerli bir bilete sahip olmalarına rağmen yolcuların uçağa kabul edilmemesini ifade eder.
Uçuşu icra eden hava taşıma işletmesi, bir uçuşta uçağa kabul edilmeme durumunun öngörülmesi halinde, öncelikle ilgili yolcu ile uçuşu icra eden hava taşıma işletmesi arasında mutabık kalınacak menfaatler karşılığında rezervasyonundan feragat edecek gönüllüler bulmak için duyuru yapar; gönüllülere, açıklanacağı üzere SHY-Yolcu m.9 hükümlerine uygun olarak geri ödeme veya güzergâh değişikliği ile ilgili yardımcı olur.
Rezervasyonu olan geriye kalan diğer yolcuların uçuşa kabul edilmelerine olanak verecek yeterli sayıda gönüllü çıkmadığı takdirde, uçuşu icra eden hava taşıma işletmesi, yolcuları kendi iradeleri dışında uçağa kabul etmeyebilir.
Yolcuların iradeleri dışında uçuşa kabul edilmemeleri durumunda, uçuşu icra eden hava taşıma işletmesi derhal ilgili hükümlerde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Bunlar;
- Uçuşun uzunluğu ve niteliğine göre belirlenecek şekilde tazminat vermek,
- Geri ödeme veya güzergâh değişikliği hakkı tanımak,
- Bedelsiz hizmetler sunmaktır.
Overbooking Nedeniyle Uçağa Kabul Edilmeme
Overbooking, hava taşıma işletmelerinin kapasite fazlası rezervasyon veya satış yapmasıdır. Bu durum haklı sebep teşkil etmeyeceği için ilgili hava taşıma işletmesi sorumlu tutulabilecektir.
Overbooking neticesinde halihazırda rezervasyonu yapılmış uçuş için gönüllü olarak feragat eden yolcular bakımından tazminat hakkı bulunmayacaktır. Ancak iradeleri dışında uçuşa kabul edilmemeleri durumunda tazminat talep hakları vardır.
2. Uçuşların İptali Halinde Yolcunun Hakları
Bir uçuşun iptal edilmesi durumunda uçuşu icra eden hava taşıma işletmesi,
- SHY-Yolcu m.9 hükümlerine uygun olarak geri ödeme veya güzergâh değişikliği ile ilgili yardım teklif eder.
- Bekleme süresine uygun olarak bedelsiz ikramlar teklif eder.
- Yolculara ücretsiz olarak süre kısıtlaması olmaksızın iki telefon görüşmesi, faks mesajı veya e-posta hizmeti teklif edilmesi de zorunludur.
Güzergahın değiştirildiği hallerde, yeni uçuşun beklenen kalkış zamanının, iptal edilen uçuş için planlanmış olan kalkış zamanından sonraki gün veya günler içerisinde olması halinde ek olarak,
- Yolcu için konaklamanın gerekli hale geldiği durumlarda, otelde veya uygun bir konaklama tesisinde konaklama,
- Havaalanı ve konaklama yeri arasındaki ulaşım için yardım teklif eder.
Uçuşun İptali Halinde Tazminat
Yolcuların uçuşu icra eden hava taşıma işletmesinden tazminat alma hakkına sahip olacağı haller sayılmaktadır;
- Planlanan hareket zamanından en az 2 hafta öncesinde iptalden haberdar edilmedikleri takdirde
- Planlanan hareket zamanından 2 hafta ila 7 gün öncesinde iptalden haberdar edilmedikleri, kendilerine planlanan hareket saatinden en fazla 2 saat önce kalkışlarına ve son varış yerlerine planlanan varış saatinden en fazla 4 saat sonra ulaşmalarına olanak veren güzergâh değişikliği teklif edilmediği sürece
- Planlanan hareket saatinden 7 günden kısa zaman öncesinde iptalden haberdar edilmedikleri ve planlanan hareket saatinden en fazla 1 saat önce ayrılmalarına ve son varış yerlerine planlanan varış saatinden en fazla 2 saat sonra ulaşmalarına olanak veren güzergâh değişikliği teklif edilmediği sürece
Yolcunun uçuşun iptali konusunda haberdar edilip edilmediği ve ne zaman haberdar edildiğine ilişkin ispat yükümlülüğü uçuşu icra eden hava taşıma işletmesine aittir.
Yolcu iletişim bilgisinin, hava taşıma işletmesince talep edilmesine karşın hava taşıma işletmesine verilmemesi veya yanlış verilmesi durumunda, hava taşıma işletmesi sorumluluktan kurtulur.
Olağanüstü Hal Sebebiyle Uçuşun İptali
Olağanüstü haller, uçuşu icra eden hava taşıma işletmesinin çalışmasını etkileyen özellikle siyasi istikrarsızlık, ilgili uçuşun gerçekleştirilmesine uygun olmayan meteorolojik şartlar, tabiî afet, tehlikeli salgın hastalıklar, güvenlik riskleri ve grev gibi durumlardır.
Uçuşu icra eden hava taşıma işletmesi, tüm tedbirleri almasına rağmen olağanüstü hallerin iptale neden olduğunu kanıtlayabildiği takdirde tazminat ödemekle yükümlü olmaz.
Yolcular geri ödeme alabilirler veya diğer tekliflerden yararlanabilirler. Ücretsiz iadeler, değişikliler bu kapsamda değerlendirilir.
3. Uçuşların Tehiri (Gecikme/Rötar) Halinde Yolcunun Hakları
Uçuş tehiri, tarifeli kalkış saatinde çeşitli nedenlerle yapılamayan uçuşun, iptal edilmemiş ve belirlenmiş kalkış saatinden itibaren çeşitli nedenler ile 24 saatlik süre içerisinde aynı uçak ile yapılabilmesi durumunu ifade eder.
Uçuşu icra eden hava taşıma işletmesi bir uçuşun planlanan hareket saatinden itibaren,
- 1500 kilometreden daha kısa ve iç hatlardaki uçuşlar için 2 saat veya daha fazla,
- 1500 ile 3500 kilometre arası uçuşlar için 3 saat veya daha fazla,
- 3500 kilometreden daha uzun uçuşlar için 4 saat veya daha fazla,
gecikmesi/rötar yapması beklediğinde yolculara, açıklanacağı üzere ilgili hükümlerde belirtilen yardımları teklif etmek zorundadır. Bunlar;
- Bekleme süresine uygun olarak bedelsiz olarak ikram sağlamak,
- Yolculara ücretsiz olarak süre kısıtlaması olmaksızın iki telefon görüşmesi, faks mesajı veya e-posta hizmeti teklif etmektir.
Beklenen hareket saati, önceden ilan edilmiş hareket saatinden sonraki gün veya günler içerisinde olduğu takdirde,
- Yolcu için konaklamanın gerekli hale geldiği durumlarda, otelde veya uygun bir konaklama tesisinde konaklama,
- Havaalanı ve konaklama yeri arasındaki ulaşım için yardım teklif eder.
Gecikme en az 5 saat olduğunda, bilet ücretinin tamamının satın alınmış olduğu fiyat üzerinden en geç 7 gün içinde iade edilmesi; ayrıca yolcunun seyahatinin ilk başlangıç noktasına ilk fırsatta dönmesini sağlayacak bir dönüş uçuşunun ücretsiz sağlamayı teklif etmek zorundadır.
4. Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?
Yolcuların iradeleri dışında uçuşa kabul edilmemeleri durumunda ve uçuşun iptali halinde, öngörülen ilgili şartların da gerçekleşmesi halinde hava taşıma işletmesi yolculara tazminat ödeyecektir.
İç hat uçuşlar için 100 Avronun Türk Lirası cinsinden karşılığı tutarında tazminat verilir
Dış hat uçuşlarında ise;
- 1500 kilometre veya daha kısa tüm uçuşlar için 250 Avronun Türk Lirası cinsinden karşılığı,
- 1500 ile 3500 kilometre arası uçuşlar için 400 Avronun Türk Lirası cinsinden karşılığı,
- 3500 kilometreden daha uzun uçuşlar için 600 Avronun Türk Lirası cinsinden karşılığı tutarında tazminat verilir.
Tazminat alacaklarının Türk Lirası cinsinden karşılığı hesaplanırken biletin satın alındığı güne ait Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınır.
Uçuşa kabul edilmeme veya iptal durumunda mesafeyi belirlerken, planlanan son varış noktası esas alınır.
Yolculara güzergâh değişikliği teklif edilmesi halinde, ilgili hava taşıma işletmesi tazminat tutarını %50 oranında düşürebilir.
Uçuşun tehiri halinde, SHY-Yolcu herhangi bir tazminat hakkı öngörmemektedir. Öngörülen hizmet hakkı yerine getirilmediği takdirde bunlara yönelik masraflar tazminat konusu yapılabilecektir. Tüzükteki bu boşluk, uzun süreli tehirlerin uçuş iptali sayılacağını düzenleyen Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, 02/09/2015 tarihli Yolcu Hakları Uygulama Esasları Genelgesi ile giderilmektedir. Buna göre;
Uçuşların mücbir sebep olmaksızın,
- 1500 kilometreden daha kısa uçuşlar için 5 saat veya daha fazla,
- 1500 ile 3500 kilometre arası uçuşlar için 7.5 saat veya uçuş süresi 4 saat ve fazla uçuşlar için uçuş süresinin 2 katı veya daha fazla
- 3500 kilometreden daha uzun (uçuş süresi 5 saat ve fazla) uçuşlar için uçuş süresinin 2 katı veya fazla tehir edilmesi halinde,
tehir, uçuş iptali olarak değerlendirilir.
Bu konuda Avrupa Birliği Adalet Divanının da kararı bulunmaktadır. Buna göre, tazminat talep edilebilmesi için, yolcuların varış yerine planlanan zamandan 3 saat veya daha fazla bir gecikmeyle varması halinde tazminat talep etme hakları olduğunu belirtilir. (23.10.2012 C-581/10)
5. Yolcunun Üst veya Alt Hizmet Sınıfına Yerleştirilmesi
Uçuşu icra eden hava taşıma işletmesi, bir yolcuyu biletin satın alındığı hizmet sınıfından daha üst bir hizmet sınıfına yerleştirdiği takdirde herhangi bir ek ödeme talep edemez.
Yolcuyu biletin satın alındığı hizmet sınıfından daha alt bir hizmet sınıfına yerleştirmesi durumunda ise, bilet ücretleri arasındaki farkın iadesine ilave olarak, belirtilmiş olan tutarların 7 gün içerisinde yolcuya ödenmesi zorunludur;
- 1500 kilometre veya daha kısa uçuşlar için bilet ücretinin %30’u
- 1500 ile 3500 kilometre arası uçuşlar için bilet ücretinin %50’si
- 3500 kilometreden daha uzun uçuşlar için bilet ücretinin %75’i
6. Başvuru Hakkı ve Süresi (SHT-Yolcu M.5)
Hava taşıma işletmesi, yönetmelikte bahsi geçen yükümlülüklerini gereği gibi veya hiç yerine getirmezse (hakların bildirimi, tazminat verme, hizmet sunma) yolcu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne şikâyet talebiyle başvurabilir. Yapılacak başvuruların usul ve esasları düzenleyen bir Taslak Talimat yayınlamıştır. Buna göre;
Yolcu hakları kapsamındaki başvuru hava taşıma işletmesine ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne, bizzat yolcunun kendisi ya da vekili tarafından yapılır.
Başvurular, uçuş tarihinden itibaren en geç 6 ay içerisinde yapılır.
- Uçağa Kabul Edilmeme, Uçuş Tehiri/Gecikme, Uçuş İptali ve Alt Sınıf-Üst Sınıfa Yerleştirilme ile ilgili başvurular öncelikle şikâyete muhatap uçuşu icra eden hava taşıma işletmesine yapılır.
- Hava taşıma işletmesi tarafından şikâyete verilen cevabın yeterli olmaması, şikâyetten sonuç alınamaması ya da şikâyete 10 gün içerisinde cevap verilmemesi durumunda ise başvurunun Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne yapılması esastır.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne yapılacak başvurular iki şekilde yapılır
- Çevirimiçi form ile, www.shgm.gov.tr adresindeki yolcular için bölümünde yer alan form doldurularak internet üzerinden Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne gönderilebilir.
- Mevzuat ihlali iddiasına ilişkin bilgi ve belgelerin açık ve ayrıntılı olarak belirtildiği bir dilekçe posta yolu ile gönderilebilir.
Kanun Yoluna Başvuru Hakkı
Yönetmelik hükümlerine (hakların bildirimi, tazminat verme, hizmet sunma) aykırı davranılması halinde, yolcuların Adli Yargıda genel başvuru hakları da vardır. Yolcular SHY-Yolcu kapsamında tazminat talep edebildikleri gibi bunun haricinde genel hükümler kapsamında da karşılanmayan veya ek maddi tazminatlar ile manevi tazminat talep haklarını kullanabilir.
Manevi Tazminat Talebi
Bir haksız fiil bulunduğu iddiası ile ya da TBK’nın ilgili hükümlerine dayanılarak sözleşmeye aykırılık iddiası ile manevi tazminat talep edilebilmesi mümkündür.
7. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamına giren tüketici işlemi sayılabilecek bir yolculuk söz konusuyla görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olacaktır. Ancak belli bir parasal sınırın alındaki işlemler için Tüketici Hakem Heyetlerine başvurulacaktır.
Eğer tüketici işlemi sayılmayan, TTK m.3 kapsamında ticari iş olarak değerlendirilebilecek bir yolcu taşıma söz konusuyla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olacaktır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.
Yolcuların haklarını kullanabilmeleri bakımından zamanaşımı süresine dair Yönetmelikte bir düzenleme bulunmamaktadır. Aynı şekilde AB Tüzüğünde de zamanaşımı süresi düzenlenmemiştir.
8. Denetleme ve Yaptırımlar
SHY-Yolcu kapsamına giren işletmeciler Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından denetlenir. Bu Yönetmelikte belirtilen kurallara uymayan kurum ve kuruluşlara 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 143 üncü maddesine göre işlem yapılır.
Havayolu Taşımacılığında Yolcu Hakları ile İlgili Emsal Yargı Kararları
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/14880 E. 2018/6034 K. 04.10.2018 K.T.
Overbooking sebebiyle uçuğa kabul edilmeme ve maddi manevi tazminat talebinin değerlendirilmesi
“Davacı vekili, …’dan …’e gitmek için kendisi ve müvekkili olan eşi adına, davalı şirket aracılığıyla, … Airlines isimli şirketten, gidiş ve dönüş olmak üzere 2 adet bilet satın aldığını, uçuş günü havaalanına gittiklerinde ….. şirketi yetkilileri tarafından, davalı tarafça fazladan bilet satıldığı gerekçesiyle uçağa alınmadıklarını, mağduriyetlerinin giderilmesi için her iki şirkete de başvurmalarına rağmen bu yönde gereken çabanın gösterilmediğini, … Yolu İle Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmeliğin 8. maddesiyle, uçuşun iptali ya da fazladan bilet satımı halinde hava yolu şirketi tarafından yolcuya uçuş başına 100 Euro tazminat ödeneceğinin öngörüldüğünü, iki uçuş için 400 Euro karşılığı olan 1.162,59 TL tazminatın kendilerine ödenmesi gerektiğini,öte yandan, …’e yapacak oldukları yolculuğun evlilik yıl dönümlerini kutlama amacı taşıdığını, davalının kusuru sebebiyle evlilik yıl dönümlerini havalimanında geçirmek zorunda kaldıklarını, ayrıca dönüş biletinin de iptal edilmesi sebebiyle icra ettiği Avukatlık mesleği gereğince katılması gereken duruşmaya iştirak edemeyerek mesleki anlamda prestij kaybına uğradığını, belirtilen hususlar nedenle manevi olarak zarar gördüklerini ileri sürerek, 1.162,59 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve mahkeme kararının Türkiye’de yayın yapan tirajı yüksek gazetelerden birinde ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hava yolu taşımasından kaynaklanan somut uyuşmazlık bakımından görevli ve yetkili mahkemenin … Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacıların yaşadığı mağduriyetin … isimli firma yetkililerinin ihmalinden kaynaklandığını, müvekkilince, yaşanan mağduriyetin giderilmesi noktasında gerekli çabanın gösterilerek davacılara ücretsiz bilet ve kalacak yer temin edildiğini, somut olayda kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir fiil olmadığı için manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının edimini yerine getirmeyerek davacıların mağduriyetine sebep olduğu bu nedenle davacıların Hava Yolu İle Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmeliğin 5/1,9/a ve 10. maddeleri uyarınca talep ettikleri maddi tazminata hak kazandığı, davacıların, davalının kusuru nedeniyle evlilik yıl dönümlerini havaalanında geçirmek zorunda kaldıkları, bu durumun ruhsal bütünlükleri ve sosyal hayatları üzerinde olumsuz etkiye sebep olduğu bu nedenle somut olayda manevi tazminat şartlarının oluştuğu ancak manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı, davacıların sosyal ve ekonomik durumu da gözetilerek talebin kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kabulüne, 1.162,59 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve kararın gazetede yayınlanması talebinin reddine karar verilmiştir.”
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/13992 E. 2014/20286 K. 23.12.2014 K.T.
Overbooking sebebiyle uçağa kabul edilmeme ve manevi tazminat talebi
“Somut olayda, önceden alınan havayolu yolcu taşıma biletleri kapsamında, davacılar gerekli hazırlıkları yapmak suretiyle … Havalimanına gitmişler ancak davalının yaptığı fazla bilet satışı nedeniyle yolculuk yapmaksızın havalimanından ayrılmak durumunda kalmışlardır. Her ne kadar davalı tarafça, “overbooking” işleminin olağan bir uygulama olduğu savunmasında bulunulmuşsa da, bir takım işlem ve uygulamaların zaman içinde olağan hale gelmesi, o işlem ve uygulamanın doğru olduğu anlamına gelmeyeceği gibi kişiler üzerindeki olumsuz etkinin de ortadan kalkmasını gerektirmez. Bu hali ile yukarıda yapılan tanımdan da anlaşılacağı üzere, yolcu adaylarının üzerlerine düşen tüm edim ve özeni yerine getirmelerine karşın uçağa alınmamaları olgusu, başlı başına manevi zarara neden olabileceği gibi söz konusu uygulama, uçağa alınan ve alınmayan kişiler arasında ayrımcılığa yol açabilen ve Anayasa ile korunan eşitlik ilkesini zedeleyici bir potansiyel taşımaktadır.
Kaldı ki, davalı basiretli bir tacir gibi hareket etmek durumunda olup, havayolu taşımacılığı, başlı başına özel bir izni gerektiren, kendine has mevzuatı ve genişletilmiş sorumlulukları olan bir ticari faaliyettir.
Bu durumda, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar ışığında, davacıların salt “overbooking” uygulaması nedeniyle uçağa alınmamak suretiyle manevi zararlarının oluştuğu göz önüne alınmak ve gerekirse davalı kurumun yapmış olduğu konaklama, bir sonraki uçuşta yer temini gibi teklifler de değerlendirilmek suretiyle davacılar yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmek gerekirken, yazılı şekilde, şartları oluşmadığından bahisle ret hükmü kurulması doğru görülmemiş, hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.”
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/ 1704 E. 2017 / 4641 K. 21.09.2017 K.T.
Uçağa kabul edilmeme sebebinin yolcunun oturma izninin bulunmamasından kaynaklanmasının hukuka uygun kabul edilmesi
“Davacı vekili, davacıların Danimarka’nın Billund kentinde ikamet ettiklerini, davacı …’nın babasının vefatı üzerine davacıların 26.03.2011 tarihinde Türkiye’ye taziye ziyaretine geldiklerini, 07.04.2011 tarihinde Danimarka’ya dönmek üzere davalının anlaşmalı olduğu acenteden bilet aldıklarını, uçuş işlemlerini gerçekleştirmek üzere … Havalimanı’na geldiklerinde uçuş işlemleri sırasında davalı havayolu şirketi yetkililerince davacı … … ‘nın gerçekte geçerli olan oturum izninin geçersiz kabul edilerek uçuş işleminin iptal edildiğini, diğer davacı …’nın ise eşinin uçuş işlemi yapılamadığından uçuş işlemini iptal ettirmek zorunda kaldığını, davacıların maddi ve manevi zarara uğratıldığını, meydana gelen zarardan davalı firmanın sorumlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacılar tarafından yapılan masraflar için 1.004,00 TL, ayrıca bilet parasının 3 katı kadar maktu tazminat olan 1.050,00 TL olmak üzere toplamda 2.054,00 TL maddi tazminat ile her bir davacı için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu olan uçuşun bir çarter uçuşu olduğunu, yolcuyu taşıma taahhüdünde bulunan şirketin müvekkili şirket olmadığını, biletten de görüleceği üzere …….. şirketi olduğunu, pasaporttaki Schengen vizesinin 11/04/2011 tarihinden itibaren geçerli olduğunu, oysa uçuşun 07/04/2011 tarihinde gerçekleştirildiğini, Schengen vizesinin ilgili uçuşa uygulanmasının mümkün olmadığını, oturma izni olduğu iddia edilen belgenin düzenlenme tarihinin 15/11/2010 olduğunu, belge altında Danimarkaca, İngilizce ve Fransızca ”İşbu belge düzenlendiği tarihten itibaren iki ay süre içinde geçerlidir” ibaresinin yer aldığını, bu belge ile davacıların uçuşa kabul edilmesinin mümkün olmadığını, Danimarka hukukuna göre davacıların yabancı ülkeye kabul edilmeleri için gerekli belgelerin uçuş tarihinde bulunmadığını, bilet bedelinin 3 katı tazminat talebinin kara taşımalarında uygulanmakta olup, hava taşımalarında uygulanmasının mümkün olmadığını, ayrıca TTK’nın 801. maddesinin uygulanabilmesi için gecikme halinin söz konusu olması gerektiğini, oysa dava konusu uçuşun zamanında gerçekleştiğini, davacılardan …’nın gerekli belgelere sahip olmaması nedeni ile uçuşa kabul edilmediğini, bu nedenle bilet bedelinin üç katı tazminat isteminin geçerli hukuki dayanağının bulunmadığını beyanla davanın husumet yokluğundan ve ayrıca esastan reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalının uçuşun iptalinde herhangi bir kusuru olmadığı gerekçesiyle davanın her iki talep yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.”
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/ 13775 E. 2014 / 19149 K. 05.12.2014 K.T.
Uçuş iptalinin hava muhalefeti nedeniyle gerçekleşmesi sebebiyle hava taşıma işletmesine kusur yöneltilemeyeceğinden ilgili davalı işletmenin tazminat yükümlülüğünün bulunmaması
“Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, uçağın iniş saatinde kuvvetli ve mutedil kar yağışı olduğu, bu durumun uçuş için risk oluşturacağı, aynı saatlerde başka uçakların uçuşlarını gerçekleştirmiş olmasının her uçağın teknik özellikleri ile ilgili değerlendirme yapılmak zorunda olunması nedeniyle esas alınamayacağı, davacının davalı tarafından önerilen, 16:30’da icra edilen TK 7019 sayılı seferi ile uçuşun sağlanabileceği yönündeki teklifin yapılmadığına yönelik iddiasının bulunmadığı da birlikte değerlendirildiğinde, davacının biletli olduğu uçuşun hava muhalefeti nedeniyle iptal edildiği, davalının hava yolu taşıma işini kendisine yöneltilecek bir kusur olmaksızın iptal ettiği, bu hali ile tazminat yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının BK’nın 49. maddesi uyarınca manevi tazminat koşullarının gerçekleştiğini ispatlaması gerekirken istemini haklı gösterecek sebep ve delil de bildirmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.”
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/ 14600 E. 2017 / 281 K. 16.01.2017 K.T.
Tüketici işlemi sayılmaması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesi
“Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin talebinin 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu’na göre hava taşımacılığı kapsamında kaldığı, Sivil Havacılık Kanunu’nun 2. ve 106. maddelerine göre hava yolu ile yurt içinde ve yurt dışında yapılacak taşımalarda bu kanunda hüküm bulunmadıkça Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşma hükümleri ve bu anlaşmalarda da hüküm bulunmadığı hallerde ise Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, ayrıca 6502 sayılı Kanun’un 3/L maddesindeki tüketici işlemi ve taşıma kapsamında değerlendirilemeyeceği, ülkemizce de kabul edilen uluslararası sözleşme ve protokoller kapsamında TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.”
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/ 7391 E. 2017 / 4560 K. 20.09.2017 K.T.
Tüketici işlemi sayılması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesi
“Dava, havayolu ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava tarihi olan 11/06/2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun’un 73/1 madde ve fıkrasında da; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak işin esasına girilmeksizin davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

