Evlilik birliğinin boşanma, ayrılık ya da butlanı ile sona ermesiyle müşterek çocuk için velayeti elinde bulundurmayan eş aleyhine, müşterek çocuğun eğitim, sağlık ve bakım giderlerinin karşılanması için iştirak nafakasına hükmolunur.
Anne ve baba, çocuklarının eğitim, sağlık ve bakım ihtiyaçlarını müştereken maddi ve manevi yüklenmek zorundadır. Boşanma davası ile birlikte karı ve koca evlilik birliğini sonlandırırken, müşterek çocuğun bakım, eğitim ve sağlık konularındaki ihtiyaçları bakımından tarafların sorumlulukları devam etmektedir. Velayeti elinde bulundurmayan eşin yahut velayeti elinde bulunduran eşin bu gibi temel ve zaruri ihtiyaçları göz ardı etmesi mümkün değildir. Yasa koyucu velayeti elinde bulundurmayan diğer tarafı bu gibi bakım ve yetiştirme ödevinin gerektirdiği giderlere gücü doğrultusunda katılmakla yükümlü kılmıştır.
Velayet hakkı bulunmayan eşin, çocuğun bakım ve eğitimi için yapılan giderlere katkı mahiyetinde vereceği nafaka iştirak nafakasıdır. İştirak nafakası verilmesini kural olarak velayet hakkı üzerinde olan eş talep edecektir. Fakat müşterek çocuğun menfaatleri göz önüne alarak hakim de resen hükmedebileceği gibi, ayırt etme gücüne sahip müşterek çocuk da iştirak nafakası isteminde bulunabilir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan çocuk için ise gereken hallerde atanacak kayyım veya vasi iştirak nafakası talep edebilir.
İştirak nafakasının konusunu oluşturan çocuğun bakım ve eğitim giderlerine; yiyecek giderleri, barınma giderleri, sağlık giderleri, eğitim, öğretim giderleri, harçlık giderleri girmektedir. Uygulamada çocukların eğitim giderlerindeki olağanüstü artışlar sonucunda velayeti elinde bulunduran taraf, tahmin edilenden fazla miktarlar ödemek zorunda kalmaktadır. Velayeti elinde bulunduran yahut bulundurmayan taraf, bu gibi giderlere ekonomik ve sosyal güçleri doğrultusunda katılabilecektir.
“……Türk Medeni Kanununun 182. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre velayetin kullanılması, kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine (iştirak/katılma nafakası) gücü oranında katılmak zorundadır. İştirak nafakası kapsamına yiyecek, giyecek, barınma, sağlık, dinlenme, eğitim, öğretim, harçlık vs. giderleri girmektedir. Durumun değişmesi halinde hakim istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya kaldırır (TMK m. 331). Somut olayda, daha evvel ortak çocuklar yararına iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, iştirak nafakası eğitim giderlerini de kapsadığına göre, davalı için “Ortak çocuklarla ilgili okul ücretleri” adı altında ayrı bir yükümlülük getirilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple, davacının, okul ücretlerinin baba tarafından karşılanması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” Yargıtay 2.HD., 2017/938 E., 2018/4539 K. Sayılı kararı
Yargıtay içtihatlarında iştirak nafakası dışında okul, servis, yemek giderleriyle ilgili hüküm kurulması usul ve yasaya aykırılık nedeniyle bozmayı gerektirmiştir. İştirak nafakası çocuğun eğitim, öğretim giderleri de dikkate alınarak verilmesi gerekli ise de iştirak nafakasından ayrı olarak okul, dershane, servis, yemek, okul giysisi, eğitimine ilişkin tüm araç ve gereç, tüm okul giderlerinin karşılanması vs. yönünde tarafların talebi varsa hüküm kurulabilir.
İştirak nafakasının çocuğun eğitim giderlerini de kapsadığı tartışmasız hale gelmiştir. Bu nedenle çocuk hakkında eğitim ve bakım harcamaları yapılırken, devam ettiği okulun ve diğer kişisel giderlerinin, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında hakkaniyet ilkesi çerçevesinde makul ve gerçekçi sınırlar içinde kalacak şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
