Ziynet eşyası, düğün sırasında kadına takılan set, bilezik, altın ve benzeri takıların tümünü kapsamakta ve kişisel mal olarak kabul edilmektedir. Ziynet eşyası davası, evlilik sırasında takılan tüm takıların boşanma sırasında veya sonrasında geri alınması için açılan bir dava türüdür. Evlilik sırasında ziynet eşyasının kim tarafından takıldığına ve alındığına bakılmaksızın, takılan tüm ziynet eşyaları kadının sayılır. Yargıtayın bu zamana kadar vermiş olduğu tüm kararlar da bu yönde olup ziynet eşyasının geline ait olduğu kabul edilmektedir.
Ziynet Eşyası Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme
Ziynet eşyası davasında görevli mahkemesi Aile Mahkemesi olup yetkili mahkeme ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda genel yetki kuralı olan davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak ziynet eşyası davası boşanma davası ile birlikte açılırsa o halde boşanma davasında yetkili olarak belirlenen mahkemeler de işbu davanın açılmasında yetkili sayılır.
Ziynet eşyası davası boşanma davasıyla birlikte açılabileceği gibi boşanma sonuçlandıktan sonra ayrı bir dava şeklinde de açılabilmektedir. Ziynet eşyası kişisel mal sayıldığı için mal paylaşımına dahil edilmez.
İşbu davada davacı kadın kendisine takılan altınların aynen iadesini talep edebileceği gibi takılan altınların aynen iade edilmesinin mümkün olmadığı durumlarda da takılan toplam altın bedelini para olarak talep edilebilir. Fakat dava açarken talep edilen ziynet eşyasını ayrıntılı bir biçimde dava dilekçesinde belirmek gerekir. Örneğin 5 adet 22 ayar bileziğin toplam fiyatı olan 10 bin TL şeklinde.
Ziynet Eşyası Davasında İspat ve Delil
Ziynet eşyasının kendinde bulunmadığını ve diğer eşte kaldığını iddia eden kadın bu hususu ispatlamakla yükümlüdür. Yargıtay’ın vermiş olduğu kararlarda da belirtildiği üzere ziynet eşyası, taşınabilecek bir eşya olarak kabul edildiğinden müşterek evi tasarlayarak terk eden eşin, bu ziynet eşyalarını yanında götürdüğü karine olarak kabul edilir. Fakat her zaman durum bu şekilde olmayıp dava konusu olayın oluş şekline göre de ispat yükü değişmekte ve diğer eşe geçebilmektedir.
Davacının davasını ispat edebilmesi için bazı araçlara ihtiyacı olacaktır. Ziynet eşyası davasında delil olarak tanık beyanları, yemin, bilirkişi raporu, CD, video görüntüleri, fotoğraf ve benzeri şeyler gösterilebilir.
Ziynet Eşyası Davasında Zamanaşımı
İşbu davada ziynet altınlarının aynen iadesi mümkün ise eşyanın her zaman cins olarak yerine koyulabilmesi olanaklı olarak kabul edildiğinden herhangi zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Fakat ziynet eşyası aynen iade edilemiyor ve bedel olarak talep ediliyorsa bu halde zamanaşımı süresi 10 yıl olarak belirlenmiştir. 10 yıllık zamanaşımı süresi boşanma davasının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Ziynet Eşyası Davası ile İlgili Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2017/6650 E. ve 2019/1279 K.
“…Kadın dava dilekçesiyle düğünde takılan ziynet eşyalarının erkek tarafından alındığını, fırın açmak için kullanıldığını ancak kendisine iade edilmediğini belirterek… erkek ise cevap dilekçesinde ziynet eşyalarını davacı kadının giderken yanında götürdüğünü, beyan etmiştir. Mahkemece ziynet alacağı davasının reddine hükmedilmiştir. Dinlenen davacı kadın tanıkları kadına, düğünde her biri 40 gr. 6 adet bilezik ile tam, yarım ve çeyrek altın, hediyelik altın kolye ve küpe takıldığını bu altınların bileziğe dönüştürüldüğünü, kadının 11 adet bileziğinin olduğunu, bu bileziklerin erkeğin iş yeri açması için bozdurulduğunu beyan etmişler, davalı erkek tanığı da altınların bir kısmının erkek tarafından bozdurulduğunu belirtmiştir. Tanık beyanları ile davacı kadın, dava konusu ziynet eşyalarının erkek tarafından elinden alındığını ispat etmiştir. O halde kadının ziynet alacağı davasının sadece varlığı ispatlanan 5 adet 40’ar gram bileziğin bilirkişi tarafından hesaplanan 17.700 TL’lik miktar yönünden kabulü gerekirken…”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2019/243 E. ve 2019/4471 K.
“…Tefhim edilen kısa kararda ve hükümde davanın kısmen kabulü ile; 13.453,80 TL ziynet bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuş, ancak hüküm altına alınan ziynetlerin cins, nitelik, ayar, miktar ve değerlerinin hükümde ayrı ayrı yazılmadığı görülmüştür. … hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, ayar, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakların infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir…”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2019/1729 E. ve 2019/3614 K.
“… Mahkemece herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin 7.500,00 TL ziynet eşyası bedelinin erkekten tahsili ile kadına ödenmesine karar verilmiş ise de bu bedele nasıl ulaşıldığı anlaşılamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında …talep ettiği ziynetlerin nelerden ibaret olduğu ve değerleri ayrı ayrı açıklattırılıp dava konusu ziynet ve para alacağının bilirkişi marifetiyle dava tarihindeki değerleri belirlenerek ve dosyadaki tüm deliller hep birlikte değerlendirilip gerçekleşecek sonucu uyarınca ziynet ve para alacağına ilişkin bir karar verilmesi gerekirken…”
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2004/4-249 E. 2004/247 K.
“Yerleşmiş Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır, ona iadesi gerekir. Ancak, ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde koca ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Davada, davacıya ait olduğu anlaşılan dava konusu altınların evliliğin devamı sırasında davalı tarafından bozdurularak ev ihtiyacı için harcandığı davalı yanca kabul edilmiştir, davalı, kadının kendi rızası ile ziynet eşyalarını verdiğini kanıtlayamadığından dava konusu ziynet eşyalarını davacıya iade ile mükelleftir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan ziynet eşyalarına ilişkin talebin tümden reddedilmiş olması isabetsizdir…”

