Eser sözleşmesi eski Kanunda “istisna akdi” terimi ile ifade edilmekte idi. Eski Kanunda bahsi geçen “istisna akdi” terimi “eser sözleşmesi” ve “müteahhit” terimi de “yüklenici” olarak değiştirilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında;
- Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa yükümlülüğü altındadır. Bu özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, “benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışının esas alınacağı” düzenlenmiştir. Eski Kanunda ise bu hususta “işçinin hizmet sözleşmesindeki mesuliyetine dair hükümler”e atıf yapılmaktaydı. Böylece yüklenicinin özen borcu ağırlaştırılmış; “örnek davranış” ilkesine uygun şekilde, üstlendiği işin gerektirdiği donanıma sahip sayılarak kusurunun belirlenmesi öngörülmüştür.
- Malzeme, yüklenici tarafından sağlanıyorsa, yüklenici, iş sahibine karşı malzemenin ayıbından satıcı gibi sorumlu tutulur.
- Ayıba karşı tekeffülde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır;
- Eser, iş sahibi tarafından kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme hakkı
- Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme hakkı
- Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme hakkı
- Ayıba karşı tekeffülde iş sahibinin üç seçimlik hakkı sayıldıktan sonra “iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.” şeklinde ayrı bir hüküm düzenlenmiştir. Prof. Dr. M. Turgut Öz’e göre tazminata ilişkin düzenleme, öğreti ve uygulamadaki “iş sahibinin ayıba karşı tekeffül hükümlerine başvurmak yerine doğrudan genel hükümlere göre yükleniciden tazminat isteyebileceği” görüşünü desteklemektedir.
- Ayıba karşı tekeffülden kaynaklanan davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki (2) yılın; taşınmaz yapılarda beş (5) yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi (20) yılın geçmesi ile zamanaşımına uğramaktadır.
- Götürü bedelli işlerde beklenmedik ifa güçlüğü halinde, yüklenici, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir; bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir; dürüstlük kuralı gerektiği durumlarda yüklenici ancak fesih hakkını kullanabilir.
- Eserin bedeli belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse; “yapıldığı yer ve zamandaki” değere ve yüklenicinin giderine göre bu belirleme yapılacaktır. Eski Kanunda, eserin yapıldığı yer ve zamanın esas alınacağı belirtilmemişti.
