Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olup tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir.
Yüklenicinin bu sözleşme kapsamında yerine getirmesi gereken birtakım yükümlülükleri vardır. Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümlerinde bu borçlar genel olarak, malzeme bakımından, işe başlama ve yürütme bakımından ele alınmıştır. Ayıptan sorumlu olması hali ise ayrı olarak düzenlenmiştir.
Eserin Ayıplı Olması Hali
Eserdeki ayıp niteliğine göre açık veya gizli ayıp olabilir.
-
Açık ayıp, olağan bir inceleme ile anlaşılabilecek, ilk bakışta görülebilecek ayıplardır.
Eserde bir açık ayıp söz konusu ise işsahibi, eserin tesliminden sonra, imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmeli ve bu ayıpları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. (TMK 474/1) İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. (TMK 477/2)
-
Gizli ayıp ise ilk bakışta görünmeyen ancak daha sonra anlaşılan ya da kullanım ile belli bir zamanın geçmesi ile ancak fark edilebilen ayıplardır.
Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. (TMK 477/1)
Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkan bir gizli ayıp ise iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır. (TMK 477/3)
İş sahibi, muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirildikten sonra, diğer tüm koşullar da sağlandığı takdirde TMK m. 475’te sayılan seçimlik haklara başvurabilir.
Yüklenicinin Ayıptan Sorumlu Tutulabilmesi İçin Gereken Şartlar
1. Eser gizli veya açık şekilde ayıplı olmalıdır.
2. Eser teslim edilmiş olmalıdır. Eğer eser henüz tamamlanmamış veya teslim edilmemişse ilgili yüklenicinin ayıba karşı sorumlulukları doğmaz.
3. Ayıp, iş sahibinden kaynaklanmış olmamalıdır. Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, iş sahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek olursa iş sahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz. (TMK 476)
4. Eser açık ya da örtülü olarak kabul edilmemiş olmalıdır.
5. İş sahibinin muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olmalıdır.
Ayıp İhbarı Şekle Tabi Midir?
İlgili kanunlarda açık veya gizli ayıpların yükleniciye ihbarı hakkında bir şekil şartı öngörülmemektir. Yine de ihbarının yazılı olarak yapılması taraflara ispat kolaylığı sağlayacaktır. Ayıp ihbarı tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanabileceği kabul edilmektedir. Yargıtay kararınca, “Davacı, davasında ayıbın gizli olduğunu ve ortaya çıkması üzerine telefon, facebook ve noter ihtarnamesi ile ihbarda bulunduğunu ileri sürmektedir. Ayıp ihbarının yapılması hukuki işlem değil maddi vakıa olduğundan her türlü delille kanıtlanması mümkündür.” (Yargıtay 15. H.D. 2016/2080 E. 2017/1864 K. 02.05.2017 K.T.)
Eserin Ayıplı Olması Halinde İş Sahibinin Seçimlik Hakları
- Eser, iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olursa iş sahibi sözleşmeden dönebilir.
- Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim
- Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmaküzere, eserin ücretsiz onarılmasını
İş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Eser, iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa iş sahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.
Zamanaşımı
Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak,
- Taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde 2 yıl,
- Taşınmaz yapılarda 5 yıl,
- Yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın 20 yılın
geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Çerçevesinde Eser Sözleşmesi
Ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser sözleşmeleri tüketici işlemi olarak ifade edilmektedir.
Ayıp halinde tüketicinin seçimlik hakları, Türk Borçlar Kanunundaki eser sözleşmesine paralel olarak düzenlenmektedir.
Ayrıca iş sahibi, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteyebilir.
Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami 30 iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise 60 iş günü içinde içerisinde yerine getirilmesi zorunludur.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Ayrıca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.
Eser Sözleşmesi ve Yüklenicinin Ayıptan Sorumluluğu ile İlgili Yargıtay Kararları
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2018/ 3342 E. 2019 / 1069 K. 11.03.2019 K.T.
“Somut olayda, davacı yüklenici (sağlayıcı) ile davalı iş sahibi (tüketici) arasında eser sözleşmesi niteliğinde tüketici işlemi bulunmaktadır. Bu kapsamda eser sözleşmesi ilişkisinin de Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamına alındığı anlaşılmakla, 6502 sayılı Kanun’un 73/1. maddesi uyarınca görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.”
Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 2014/ 5163 E. 2015 / 3868 K. 01.07.2015 K.T.
“Eksik iş kavramı ayıp kavramından farklı olup, ayıp hükümlerine bağlı değildir. Eksik işler bedeli eser sözleşmelerinde öngörülen zamanaşımı süresi içerisinde her zaman istenebilir. Bu hususta ayıplar için öngörülen ihbar yükümlülüğüne uyma zorunluluğu da bulunmamaktadır. Tüm bu anlatımlardan farklı hukuki yoruma gidilerek eksik imalat bedelinin gizli ayıp olarak değerlendirilemeyeceğinden bahisle eksik işe ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.”
Yargıtay 23.Hukuk Dairesi 2015/8370 E. 2018/4016 K. 05.07.2018 K.T.
“Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı iş ise eser sözleşmesinde kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile varolan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede; gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır.
Dosya kapsamından, mahkemece alınan bilirkişi raporunda tespit edilen ayıpların açık ayıp oldukları, bu ayıplar bakımından, makul sürede yapılacak muayene ile, davalı yükleniciye ihbarda bulunulması gerektiği, ancak teslimden sonra geçen uzun süreye rağmen davacı tarafından usulüne uygun bir ihbar yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, açık ayıp kalemleri yönünden yapılması gerekli ayıp ihbarının, TBK’nın 474. maddesinde öngörülen sürede yapılmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.”

