4857 sayılı İş Kanun’unun 24. maddesinde işçi açısından zorlayıcı neden halinde iş akdinin feshi düzenlenmiştir. İşçi, kanunda yazılı şartları taşıması halinde haklı sebeple iş akdini feshedebilir. Fakat bu durumu daha ayrıntılı açıklamadan önce zorlayıcı neden kavramını irdelemek gerekir.
Zorlayıcı Neden Kavramı
Zorlayıcı neden; mücbir sebep olarak da adlandırılabilir, kişinin kendisinden kaynaklanmayan dışsal etkilerden meydana gelen ve kişinin kendi iradesiyle bertaraf edemeyeceği, önceden öngöremeyeceği deprem, yangın, su baskını, salgın hastalık, seferberlik, savaş ve benzeri hallerdir.
İşçinin Zorlayıcı Neden Sebebiyle İş Akdini Feshetmesi
4857 sayılı İş Kanun’unun 24. maddesinin 3. bendi uyarınca; işçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı neden ortaya çıkarsa işçi, iş akdini tek taraflı olarak haklı sebep ile derhal fesih hakkına sahiptir.
1. İşçinin işbu madde sebebiyle iş akdini feshedebilmesi için 1 haftadan fazla süre ile işyerinde işin durmasını gerektirecek bir mücbir sebebin ortaya çıkmış olması,
2. İşin tamamen durması ve bu durumun işçinin kendi iradesi dışında gerçekleşen bir sebep nedeniyle ortaya çıkmış olması gerekir.
Yukarıda belirtilen bu sebeplerin ortaya çıkması halinde işçi, bildirim sürelerine uymadan iş akdini derhal feshedebilir. Ancak işbu madde de önemli olan husus; zorlayıcı nedenin işçinin kendisinden kaynaklanmamasıdır. Böyle bir durumda işçi, iş sözleşmesini haklı sebeple feshedemez. Fesih için kanunda bir süre öngörülmemiş olsa da işin durmasından 1 hafta sonra işçinin iş akdini, sebep belirterek ve yazılı olarak feshetmesi ve bu hususu işverene bildirmesi gerekmektedir.
Zorlayıcı Nedenle Feshin Sonuçları
24. maddenin 3. bendi uyarınca; zorlayıcı neden dolayısıyla çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bu bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödenir. Bu hususa ek olarak şartların oluşması halinde işçi, İŞKUR’a başvuru yapması halinde kısa çalışma ödeneği de alabilir.
İş Kanun’unun 24. maddesi derhâl fesih sebebi olduğundan işçinin işbu sebeple iş akdini feshetmesi halinde işçi, ihbar tazminatına hak kazanamaz. Dolayısıyla bir bildirim süresi de olmadığından işçi de işverene ihbar tazminatı ödemek zorunda bırakılamaz.
İşçi, iş sözleşmesini 24. madde uyarınca haklı sebeple feshettiği için 1 yıllık çalışma süresini geçmesi durumunda kıdem tazminatına hak kazanacaktır.
Hâlihazırda ülkemizin içinde bulunduğu duruma sebep olan COVID-19 virüs salgını dolayısı ile birçok iş yerinde işler durma noktasına gelmektedir. Böyle bir salgın hastalık durumunun da Yargıtay tarafından zorlayıcı neden olarak kabul edildiğine dair birçok karar mevcuttur. Dolayısıyla işçi, salgın hastalık sebebiyle iş akdini haklı sebeple derhal feshedebilmektedir. Aşağıda sunulan karar da bu duruma örnek teşkil etmektedir.
Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2017/ 11091 E. 2019 / 11043 K. 15.05.2019 K.T.
“… işçiyi çalışmaktan alıkoyan sebepler, işçinin çevresinde meydana gelmelidir. İşyerinden kaynaklanan ve çalışmayı önleyen sebepler bu madde kapsamına girmez. Örneğin işyerinin kapatılması zorlayıcı sebep sayılmaz. Ancak, sel, kar, deprem gibi doğal olaylar nedeniyle ulaşımın kesilmesi, salgın hastalık sebebiyle karantina uygulaması gibi durumlar zorlayıcı nedenlerdir.
İşyerinden kaynaklanan zorlayıcı sebepler ise değinilen madde kapsamında olmayıp, aynı 4857 sayılı Kanun’un 24/III maddesinde düzenlendiği üzere işçiye derhal fesih hakkı veren nedenlerdir.”

